Ne çok şey istiyorum
Sakarya için Kalbimde Ne Var?
Sakarya’nın nabzını tutmaya, sorunlarına ayna tutmaya çalışıyorum yıllardır. Her yazımda, her satırımda şehrim için en iyisini aradım, en doğruyu dile getirmek için uğraştım.
Peki, gerçekten çok şey mi istiyorum? Cevap sizde saklı.
Şehrin geleceği için altyapı projelerinin, deprem gerçeği unutulmadan titizlikle planlanmasını istiyorum. Kentsel dönüşüm projeleriyle Sakarya’nın olası bir sınava hazır, güçlü bir kent olmasını istiyorum. Sanayinin, çevrenin, tarımın ve turizmin birbiriyle uyum içinde ilerlemesini savunuyorum.
Verimli tarım arazilerinin üzerine OSB’ler kurularak heba edilmesine karşıyım. Sanayi kadar tarımın ve turizmin de desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Eğitim sistemimizin sadece akademik başarıya değil, aynı zamanda etik değerlere ve toplumsal sorumluluğa odaklanmasını istiyorum.
Sakarya’da mesleki eğitimin öne çıkarılması yerine, genel eğitimin güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Her çocuğun en iyi eğitime erişebilmesi ve potansiyelini tam anlamıyla gerçekleştirebilmesi için gerekli tüm imkanların sağlanmasını talep ediyorum. Gençlerimizin yaşadığı sorunlara dikkat çekiyor ve onlara daha iyi, daha aydınlık bir gelecek sunacak adımların atılmasını istiyorum.
Çocuklarımızı, gençlerimizi uyuşturucu belasından korumak için sportif ve kültürel faaliyetlere katılabilecekleri alanlar ve organizasyonlar talep ediyorum. Gençlerimizin geleceği başka şehirlerde, başka ülkelerde değil, bu şehirde, kendi topraklarında görmelerini arzuluyorum.
Şehrimizin kültürel mirasının korunmasını ve yeni nesillere aktarılmasını son derece önemsiyorum. “Yenisi yapılacak” denilerek yıkılan AFA’nın yeniden inşasının bu şehrin bir onur meselesi olduğunu ısrarla vurguluyorum. Sapanca Gölü’nden Karadeniz kıyılarına, ormanlarımızdan yaylalarımıza, Sakarya’nın doğal güzelliklerini koruma çağrısı yapıyorum.
Belediyelerin ve yerel yöneticilerin halka karşı hesap verebilir olması gerektiğini savunuyorum. Şeffaf bir yönetim anlayışıyla şehirlerimizin çok daha yaşanabilir hale geleceğine inancım tam. Siyasetin, kişisel çıkarların değil, halkın refahının ve hizmetin önceliği olması gerektiğini vurguluyorum.
Sakarya’nın siyasette çok daha güçlü bir temsile sahip olmasını, yıllardır adeta yalvarırcasına, bir bakan çıkarmasını istiyorum. Ankara’daki sivil toplum kuruluşlarında görev alan büyüklerimizin güçlerini ve etkilerini Sakarya için daha fazla kullanmalarını arzuluyorum.
Şehrin ortak akılla, birlikte yönetilmesini istiyorum. Siyasette herkesin bir tarafa çektiği bu güzelim şehirde, alınacak kararlarda halkın görüşlerine de başvurulması gerektiğine inanıyorum.
Tüm bu anlattıklarım aslında tek bir noktada birleşiyor: Ben, Sakarya için daha güzel, daha yaşanabilir ve daha adil bir gelecek istiyorum.
Belki de çok şey istemiyorum; sadece bir şehrin ve o şehirde yaşayan herkesin hak ettiği güzellikleri hayal ediyorum. Yazılarımda hep bu hayalin peşinden koştum. Biliyorum ki, bu istekler ne bir hayal ne de bir lüks; bunlar, hepimizin hak ettiği, olması gereken şeyler.
Ve ben, kalemim elimde olduğu sürece, bu istekleri, bu haykırışı dile getirmeye devam edeceğim. Çünkü inanıyorum ki, bu güzel şehir için ne kadar çok şey istersek, o kadar fazlasını hak ederiz.






